Menu

En son kendinizi ne zaman şanslı hissettiniz?


En son kendinizi şanslı hissettiğiniz anı düşünün. Neler olmuştu? Birkaç dakika o şanslı olduğunuzu hissettiğiniz anın içine girin. Öncesini sonrasını uzun uzun düşünün. O an işte sizin iç dünyanızın bir patates baskısı olacak.

Şansı tarif etmeye var mısınız?

Gelin sizinle küçük bir pratik yapalım. Ben burada kendi kendine en son ne zaman şanslı hissettiğimi anlatacağım. Sizler de aynı soruları kendinize sorarak düşüncelerinizi analiz edersiniz.

Kendimi en son yen telefonumu alırken şanslı hissetmiştim:

Kullandığım son telefon yeni ve bir hayli temiz kullanılmıştı. Lisede okuyan yeğenime, başarısı sonucunda, ödül olarak telefonumu hediye edecektim. Ama öncelikle yeni bir telefon almam lazımdı. Bunu içinde biraz para toparlamam lazımdı.

Almayı istediğim telefonun fiyatı oldukça yüksekti. İki aylık maaşımı telefona verecektim. Bunun için de beklemesi gerektiğini söyledim. Ama tatile giren yeğenim hem telefona sahip olma arzusundan hem de tatilde kullanmak için bana büyük bir baskı yapıyordu.

Öncelikle onun hevesini kırmak istemiyordum. Ayrıca yapılacak iyiliğin de suyu çıkmamalıydı. Gönlünü hoş etmek istiyorsam onu bıktırmamam lazımdı. Ama param da yoktu. Böyle olunca acaba temiz kullanılmış ve hatta hiç kullanılmamış bir telefon bulabilir miyim diye düşündüm.

Şansım yaver giderse belki birkaç ay kullanılmış bir telefon bulabilirdim. Bütçemi belirledim ve ikinci el telefon satan sitelere baktım ve normal mağazaları dolaşmaya başladım. Piyasayı iyice araştırdım. Kafamda rakamlar vardı ama bana da çok uymuyordu.

Bir gün öylesine mesaj attığım birinden geri dönüş oldu. Telefon sadece açılmış ve denenmişti. Garantisi vardı. Jelatini bile üzerindeydi. Fiyatı da piyasanın 3/2 oranındaydı. Ben biraz daha indirim yapmasını isteyerek karşımdaki insanı tarttım. Cevap olumluydu. Ama bu kadar ucuza satması beni işkillendirmişti.

Satıcıyı araştırdığımda ünlü bir sanatçı olduğunu gördüğümde kendimi çok şanslı hissetmiştim. Telefonu ucuza aldım ve hiçbir sorun yaşanmadı.

Evet, burada şans mı bana geldi ben mi şansa yürüdüm? Şans, iyi niyetin ardında, kapıyı bana araladı. Ardından verilen bir emek vardı. Doğruya ulaşmak için zaman ve enerji harcadım. Size sadece telefon markasını ve fiyatını söyleseydim doğrudan şanslı derdiniz. Peki ya şimdi?